Söz konusu
Amedspor olduğunda sahada yalnızca futbol konuşulmuyor; ne yazık ki çoğu zaman
adalet, eşitlik ve kardeşlik de sınanıyor. Haftalardır yaşanan maçlarda aynı
tabloyla karşı karşıya kalıyoruz: verilmeyen net goller, gösterilmeyen açık
kırmızı kartlar, futbolcularımızın en doğal itirazlarında kolayca çıkan sarı
kartlar… Sahada standartlar değişiyor, konu Amedspor olunca hakemlerin takdir
hakkı adeta tek taraflı işliyor.
Fakat bizi asıl düşündüren
yalnızca saha içi kararlar değil. Tribünlerde sergilenen tavırlar da futbolun
ruhuna zarar veriyor. Esenler Erokspor karşılaşmasında yaşananlar bunun en
somut örneklerinden biri oldu. Rakip takım tribünlerinde(Ki Esenler Erokspor
’un taraftarı değillerdi, sırf Amedspor’a karşı olmak için başka takımın
taraftarlarıydı) futbolun centilmenliğinden uzak, Amedspor karşıtlığı üzerinden
şekillenen bir atmosfer oluşturuldu. Ellerinde Türk bayrakları, dillerinde
mehter marşları ve seviyesiz tezahüratlarla adeta bir spor müsabakası değil,
başka anlamlar yüklenmiş bir karşılaşma sahnelendi.
Oysa futbol;
ayrıştırmanın değil, birleştirmenin adıdır.
Buradan açıkça
soruyoruz: Kardeşlik dediğiniz şey bu mu?
Bir takımı,
taraftarını ve temsil ettiği kültürel kimliği dışlayarak mı kardeşlik
kurulacak? Sporun içinde ırkçı ve ötekileştirici yaklaşımlara yer vermek,
kimseye kazanç sağlamaz. Aksine bu tutumlar, yalnızca bu nefret diliyle hareket
edenlerin psikolojisine zarar verir.
Amedspor bugün
sadece bir futbol kulübü değildir. Amedspor; bir halkın heyecanı, bir şehrin
gururu, milyonların aidiyet duygusudur. Türkiye’nin hatta dünyanın dört bir
yanında gönül veren taraftarlarıyla büyük bir gerçekliği temsil etmektedir.
Ve
herkes şunu bilmelidir:
Ne
yapılırsa yapılsın, hangi engeller çıkarılırsa çıkarılsın Amedspor Süper Lig’e
çıkacaktır.
Amedspor’un
Süper Lig’de olması bu ülkenin futboluna büyük bir renk, büyük bir heyecan ve
büyük bir canlılık katacaktır. Farklılıkların aynı ligde buluşması, futbolun
gerçek zenginliğidir. Çünkü bu ülkenin her rengi değerlidir ve Amedspor da bu
renklerden biridir.
Unutulmamalıdır
ki Amedspor ve taraftarı bu toprakların tartışılmaz bir gerçeğidir. Bu
gerçekliği yok saymak, görmezden gelmek ya da farklı anlamlar yükleyerek
ötekileştirmeye çalışmak hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü Amedspor; yalnızca
sahada mücadele eden bir futbol kulübü değil, bir şehrin hafızası, bir halkın
sesi, milyonlarca insanın ortak heyecanı ve aidiyet duygusudur. Tribünlerde
yükselen her tezahürat, sokaklarda taşınan her forma, bu büyük sevdanın ne
kadar köklü ve gerçek olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bugün
karşısında duranlar, bu büyük yürüyüşü engellemeye çalışanlar ya da
farklılıkları tehdit olarak görenler şunu iyi bilmelidir: Amedspor’un yükselişi
yalnızca sportif bir başarı hikâyesi değildir; aynı zamanda birlikte yaşamanın,
farklı renklerin aynı çatı altında var olabilmesinin ve futbolun birleştirici
gücünün en somut örneğidir. Süper Lig’de yer alacak bir Amedspor, yalnızca
Diyarbakır’ın değil, Türkiye futbolunun tamamının enerjisini değiştirecek;
tribünlere yeni bir ruh, lige yeni bir heyecan ve ülke futboluna çok güçlü bir
renklilik katacaktır.
Er ya
da geç herkes bu büyük camianın gücünü, samimiyetini ve haklı mücadelesini
kabul edecektir. Belki bugün mesafeli duranlar, yarın bu tutkunun büyüklüğünü
gördüklerinde saygı duyacak; hatta bu hikâyenin bir parçası olmaktan gurur
duyacaktır. Çünkü bazı gerçekler zamanla daha da büyür, daha da görünür hale
gelir. Amedspor da işte böyle bir gerçektir: Bu toprakların ruhundan doğmuş,
halkın sevgisiyle büyümüş, mücadelesiyle var olmuş büyük bir değerdir.
Çünkü
Amedspor yalnızca bir takım değil; bir duruş, bir kimlik, bir aidiyet, bir
kardeşlik çağrısı ve bu coğrafyanın inkâr edilemez hakikatidir.

Yorumlar
Yorum Gönder