İslamiyete
göre halifelik, İslam peygamberi Muhammed'in ölümünden sonra Müslümanların
siyasi liderliğini yapan kişidir. Halife, kelime anlamı olarak "birinin
yerine geçen, onu temsil eden kimse" demektir.
İslamiyet'te
halifeliğin temel dayanağı, Muhammed'in "Ümmetin başı bir olmalıdır"
sözüdür. Bu söze göre, Müslümanların bir liderinin olması, onların birlik ve
beraberliğini sağlamada önemli bir rol oynar.
Halifenin
görevleri, İslam hukuku (şeri'at) ve Muhammed'in sünnetine göre belirlenir. Bu
görevler arasında, Müslümanların dini ve siyasi liderliğini yapmak, İslam
hukukunu uygulamak, İslam toplumunun güvenliğini ve düzenini sağlamak, savaş ve
barış kararlarını almak gibi sorumluluklar yer alır.
İslam
tarihinde halifelik, ilk dört halife (Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali) döneminde
"Raşid Halifelik" olarak anılan bir döneme sahiptir. Raşid Halifelik,
632-661 yılları arasında hüküm sürmüştür. Bu dönemde halifeler, İslam
toplumunun siyasi, dini ve askeri liderliğini yapmışlardır. Halifeler, İslam
hukukunu (şeri'at) uygulamışlar, İslam toplumunun güvenliğini ve düzenini
sağlamışlar, savaş ve barış kararlarını almışlar ve İslam'ın yayılmasına katkı
sağlamışlardır.Bu dönemde halifeler, Muhammed'in sünnetine uygun bir şekilde
yönetmişler ve İslam toplumunun hızlı bir şekilde gelişmesine katkı
sağlamışlardır.
Raşid
Halifelik'in önemli özellikleri şunlardır:
Halifeler,
Muhammed'in sünnetine uygun bir şekilde yönetmişlerdir.
Halifelik,
Müslümanların ortak iradesi ile seçilmiştir.
İslam toplumu,
bu dönemde hızlı bir şekilde gelişmiştir.
Raşid
Halifelik, İslam tarihinde önemli bir dönemdir. Bu dönemde halifeler,
Muhammed'in mirasını başarıyla devam ettirmişler ve İslam toplumunun gelişimine
katkı sağlamışlardır.
Raşid
Halifelik'ten sonra halifelik, Emeviler, Abbâsîler, Fâtımîler, Memlûklular ve
Osmanlılar gibi farklı hanedanlar tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde
halifelik, zaman zaman siyasi ve dini bir güç olarak varlığını sürdürmüş, zaman
zaman da sadece sembolik bir dini lider olarak kalmıştır.
Râşid olmayan
halifeliğin İslami bir karşılığı, "bâtıl halifelik" veya "zâlim
halifelik" tir. Bâtıl halifelik veya zâlim halifelik , râşid halifeliğin
özelliklerini taşımayan halifeliktir. Bu halifeler, İslam'ın adalet ve doğruluk
ilkeleri doğrultusunda hareket etmemişler,aksine, zulüm ve haksızlık yapmışlardır.
İslam'da,
bâtıl halifeliğin veya zâlim halifeliğin çeşitli sakıncaları olduğu kabul
edilmiştir. Bu sakıncalar arasında şunlar sayılabilir:
İslam'ın
adalet ve doğruluk ilkeleri doğrultusunda uygulanmasının engellenmesi
Müslümanların
arasında birlik ve beraberliğin bozulması
İslam
toplumunun manevi birliğinin zayıflaması
Bu
nedenle, İslam hukukunda, bâtıl halifeliğin veya zâlim halifeliğin devrilmesinin
caiz olduğu kabul edilmiştir.
Türkiye
Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra halifelik kaldırılmıştır. Ancak, Türkiyede
günümüzde hala bazı İslami gruplar tarafından halifeliğin yeniden kurulması
talep edilmektedir.
Peki
Sosyolojik olarak Halifeliğin kurulması mümkünmüdür?
Sosyolojik
olarak günümüzde halifeliğin mümkün olup olmadığı, halifeliğin nasıl
tanımlandığına ve nasıl uygulanacağına bağlıdır.
Eğer
halifelik, Müslümanların dini ve siyasi liderliğini yapan, İslam hukukunu
uygulayan ve İslam toplumunun güvenliğini ve düzenini sağlayan bir lider olarak
tanımlanırsa, günümüzde halifeliğin yeniden kurulması mümkün değildir.
Ancak, eğer
halifelik, Müslümanların dini liderliğini yapan ve İslam toplumunun manevi
birliğini sağlayan bir lider olarak tanımlanırsa, günümüzde halifeliğin yeniden
kurulması mümkün gibi görülmektedir. Ancak,bütün Müslüman ülkelerin üzerinde
anlaşabilecekleri bir manevi lider mümkün görülmemektedir.
Günümüzde
halifeliğin günümüz koşullarına göre gerekli olup olmadığına dair farklı görüşler
de mevcuttur.
Halifeliğin
günümüz koşullarına göre gerekli olup olmadığına dair karar verirken aşağıdaki
faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir:
Halifeliğin
kurulabilmesi için, Müslümanlar arasında birlik ve beraberliğin sağlanması
gerekmektedir. Bu birlik ve beraberliğin sağlanması zor bir iştir ve günümüz
dünyasında çok sayıda farklı İslami anlayış ve mezhebin bulunması, bu birliğin
sağlanmasını daha da zorlaştırmaktadır.Böylece bu gereklilik ortadan
kalkmaktadır.
Halifeliğin
günümüz dünyasında etkili olabilmesi için, dünya düzeninde de bir değişiklik
olması gerekmektedir. Günümüzde dünya düzeni, ulus devletler tarafından
yönetilmektedir. Halifeliğin kurulabilmesi için, ulus devletlerin yerini
halifeliğin alması gerekmektedir.Bu da günümüzde neredeyse imkansız bir
durumdur.
Günümüzde
halifeliğin yeniden kurulması için bazı girişimler de söz konusudur. Örneğin,
2014 yılında Irak'ta kurulan Irak İslam Devleti (DAİŞ), halifelik ilan
etmiştir. Ancak, DAİŞ'in ilan ettiği halifelik, uluslararası toplum tarafından
tanınmamıştır ve I DAİŞ'in kontrolündeki küçük bir bölge(Ki böyle bir bölgede
kalmamıştır) dışında herhangi bir etkisi yoktur.

Yorumlar
Yorum Gönder