“Ana dilini seçmek, kimliğimle
‘buradayım’ demektir.”
2026-2027
eğitim öğretim yılı için seçmeli derslerin belirlendiği bu dönem, Kürt
çocukları açısından sıradan bir ders tercih sürecinden çok daha fazlasını ifade
ediyor. Çünkü bu dönem, Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçelerinde verilen
derslerin seçilebildiği nadir zamanlardan biri. İki saatlik bir seçmeli ders
gibi görünen bu tercih, aslında bir dilin, bir kültürün ve bir kimliğin okul sıralarında
yer bulup bulamayacağına dair önemli bir eşik.
Kürtçe
(Kurmancî ve Zazakî) dersleri; ilkokullarda 4. sınıf öğrencileri, ortaokullarda
5, 6 ve 7. sınıf öğrencileri tarafından “Yaşayan Diller ve Lehçeler” kapsamında
seçmeli ders olarak tercih edilebilmektedir. Yani çocuklar, ilkokulun son
yılından başlayarak ortaokulun büyük bir bölümünde ana dillerini okul ortamında
öğrenme hakkına sahiptir.
Mevzuat açık
olmasına rağmen sahada ciddi sorunlar yaşanıyor. Bazı okul müdürlükleri seçmeli
dersler listesine Kürtçe (Kurmancî ve Zazakî) derslerini hiç koymuyor. Bazı
okullarda ise “öğretmen yok” gerekçesiyle bu dersler fiilen seçilemez hale
geliyor. Kimi zaman veliler yeterince bilgilendirilmiyor, kimi zaman öğrenciler
yönlendiriliyor ya da bu dersler “gereksiz” gibi gösteriliyor. Sonuç olarak,
yüz binlerce Kürt çocuğunun teorik olarak seçebileceği bu dersler, pratikte
yalnızca 30–40 bin öğrenci tarafından seçilebiliyor.
Bu tablo bize
şunu gösteriyor: Sorun talep eksikliği değil, talebin önüne konulan yapısal ve
idari engellerdir. Oysa Kürtçe dersleri yalnızca bir dil dersi değildir.
Çocukların ana dillerinde okuma, yazma ve düşünme becerilerini geliştirmeleri;
kendi kültürel miraslarını tanımaları ve özgüven kazanmaları açısından hayati
önemdedir. Ana dil temelli eğitimin bilişsel, akademik ve psikolojik katkıları
bilimsel olarak defalarca ortaya konmuştur.
Unutmamak
gerekir ki seçmeli de olsa bu dersler bir haktır. Bu hak kullanılmadığında
zamanla fiilen ortadan kalkar. “Zaten seçilmiyor” gerekçesi, ileride bu derslerin
tamamen kaldırılmasının da bahanesi haline gelebilir. Bu nedenle bugün yapılan
her tercih, yalnızca bir ders seçimi değil, aynı zamanda bir irade beyanıdır.
Velilere büyük
sorumluluk düşüyor. Okullarda seçmeli ders listeleri dikkatle incelenmeli;
Kürtçe Kurmancî ve Zazakî derslerinin listede yer alıp almadığı sorulmalı,
gerekirse dilekçeyle talep edilmelidir. 4. sınıf velileri çocukları adına, 5, 6
ve 7. sınıf velileri ise çocuklarıyla birlikte bu tercihi bilinçli şekilde
yapmalıdır. Eğitim yöneticilerinin görevi bu talebi zorlaştırmak değil,
kolaylaştırmaktır.
Bugün yalnızca iki saatlik seçmeli bir ders olarak görülen Kürtçe (Kurmancî ve Zazakî), aslında yarının çok daha güçlü, çok daha onurlu bir zemininin ilk adımıdır. Bir çocuğun ana dilini okulda duyması, okuması ve yazması; kendisini değerli hissetmesinin, özgüven kazanmasının ve bu topluma eşit bir birey olarak katılmasının önünü açar. 4. sınıftan 7. sınıfa kadar bu hakkı olan tüm öğrenciler için bugün yapılan tercih, basit bir ders seçimi değil; dilin yaşaması, kültürün aktarılması ve hafızanın korunması adına atılmış bilinçli bir adımdır.
Bu nedenle
Kürtçe derslerini seçmek, yalnızca bugünü değil, yarını da savunmaktır. Sessiz
kalındığında daralan alanlar, talep edildiğinde genişler. Bugün kullanılmayan
haklar, yarın tamamen ortadan kalkabilir. Velilerin, öğrencilerin ve
eğitimcilerin bu sürece sahip çıkması; Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî
lehçeleriyle okul sıralarında var olabilmesi için hayati önemdedir. Seçmeli de
olsa Kürtçe derslerini seçmek; dile, kimliğe, hafızaya ve geleceğe sahip
çıkmaktır. Ve tam da bu yüzden, şimdi ses verme, şimdi sahip çıkma zamanıdır.
Ancak
bu dersleri seçmek yalnızca Kürt çocuklarıyla sınırlı kalmamalıdır. Bu
topraklarda birlikte yaşayan Türk, Arap, Laz, Çerkez ve diğer tüm halkların
çocukları da Kürtçe derslerini tercih edebilmelidir. Çünkü bir lisan bir
insandır. Bir dili öğrenmek yalnızca kelimeleri değil, o dilin taşıdığı
kültürü, hafızayı ve yaşam biçimini de tanımaktır. Çok kültürlü ve mozaiği
zengin bir toplumda farklı dilleri öğrenmek, insanlar arası iletişimi
güçlendirir; önyargıları azaltır ve karşılıklı anlayışı artırır. Kürtçe
derslerinin farklı kimliklerden öğrenciler tarafından seçilmesi, birlikte
yaşama kültürünü derinleştiren ve toplumsal barışı besleyen önemli bir adımdır.

Yorumlar
Yorum Gönder