“Amedspor’u büyüten yalnızca
galibiyetleri değil, milyonların yüreğinde taşıdığı umuttur; çünkü bazı renkler
formadan çıkar, halkın hafızasına yazılır.”
Amedspor’un
Samsunspor karşısında aldığı galibiyet, yalnızca bir maçın sonucu değildi. Bu
galibiyet, aynı zamanda Amedspor’un nasıl büyüdüğünü, nasıl milyonların takımı
hâline geldiğini bir kez daha gösterdi. Çünkü Amedspor sahaya çıktığında
yalnızca Diyarbakır’ın değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış milyonlarca
insanın yüreği de onunla birlikte atıyor.
Kimi bir
kahvehanede, kimi evinde ailesiyle, kimi gurbette memleket hasretiyle izliyor
Amedspor’u. Kimi sevincini bir çığlıkla, kimi gözleri dolarak yaşıyor.
Aralarında kilometrelerce mesafe olsa da aynı gole seviniyor, aynı heyecanı
paylaşıyorlar. İşte Amedspor’u farklı kılan da tam olarak bu: İnsanları
yalnızca bir futbol takımının etrafında değil, ortak duyguların ve aidiyetin
etrafında buluşturması.
Amedspor,
bizim için sadece doksan dakika boyunca peşinden koşulan bir topun hikâyesi
değil. O, bir kentin hafızası, bir halkın sevinci, gurbette yaşayanların
memleket özlemi ve kendini bu renklere yakın hisseden milyonların ortak
heyecanıdır. Bu yüzden Amedspor’u yalnızca bir şehrin sınırları içine sığdırmak
mümkün değildir. Çünkü onun tribünleri bazen bir stadyumdan çok daha büyüktür;
dünyanın dört bir yanındaki insanların yüreğine uzanır.
Ne yazık ki
bugün bile Amedspor’a hakaret eden, küfürle karşılık veren ve barışın konuşulduğu
bir dönemde hâlâ bu takıma “terörist takım” gibi yaftalar yapıştıranlar var.
Futbolun birleştirici gücünü görmek yerine ayrıştırmayı seçen bu dili anlamak
gerçekten zor. Bir takımı sevmemek elbette herkesin hakkıdır. Herkes aynı
renklere gönül vermek zorunda değil. Ancak sevmemek başka, hakaret etmek ve
milyonlarca insanın duygularını aşağılamak bambaşka bir şeydir.
Oysa bugün en
çok ihtiyacımız olan şey, farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmeyi öğrenmek
değil mi? Bir futbol maçını düşmanlıkların değil, dostluğun ve karşılıklı
saygının vesilesi hâline getirmek hepimizin sorumluluğu değil mi?
Amedspor’un
büyümesi, ona yöneltilen her hakarete daha sert bir sözle karşılık vermesinde
değil; sahada mücadelesiyle, tribünlerdeki coşkusuyla ve taraftarlarının birbirine
duyduğu bağlılıkla yoluna devam etmesindedir. Her galibiyetinde sevinci
çoğaltması, her maçta yeni gönüllere ulaşması ve bütün baskılara rağmen kendi
kimliğiyle var olmasıdır.
Bugün açıkça
görülüyor ki Amedspor artık görmezden gelinebilecek bir gerçeklik değil. Onu
seven milyonlarca insan var. Bu sevgi, birilerinin kabul edip etmemesine bağlı
değil. Çünkü gönül bağı yasaklarla, hakaretlerle ya da küçümseyici sözlerle
ortadan kaldırılamaz.
Bizim için
Amedspor, kazandığında sevindiğimiz, kaybettiğinde üzüldüğümüz bir takımdan çok
daha fazlası. O, ortak bir sevincin adı, birlikte hissetmenin adı, uzaklarda
olsak bile aynı renklere bakarak birbirimizi bulmanın adı.
Ve bugün
Samsunspor karşısında alınan galibiyetle bir kez daha gördük ki Amedspor’un hikâyesi
henüz bitmedi; aksine, her geçen gün daha fazla insanın kalbinde büyümeye devam
ediyor.
Bırakalım
isteyen sevsin, isteyen eleştirsin. Ama kimse milyonlarca insanın sevgisini
hakaretlerle yok edebileceğini sanmasın.
Çünkü Amedspor
artık yalnızca sahada mücadele eden bir takım değil; milyonların yüreğinde
yaşayan bir gerçekliktir.
Bu takım halkın takımıdır. Bu sevinç bizim
sevincimizdir. Bu renkler bizim renklerimizdir. Ve biz, Amedspor’la birlikte
sevinmeye, umut etmeye ve yolumuza devam etmeye devam edeceğiz.
Her Bîjî Amedspor!

Yorumlar
Yorum Gönder